Göz Bozukluğu Gözlükle Düzelir Mi? (Bilmiyor Musunuz, Biraz Konuşalım)
Yaşım 25, İzmir’de yaşıyorum. Bu kadar gençken gözlük takmak da neyin nesi demeyin. Hani bazı insanlar vardır, sürekli “Ya gözlük takan insanlar ne kadar havalı!” der. Ben de onlardan biriyim. Ama sonra bir bakıyorum, gözlüğün aslında bana ne kadar “Yoksa ben de yaşlandım mı?” hissi verdiğini fark ediyorum. Gözlük takmanın genç olmakla ne alakası var diyeceksiniz, haklısınız ama bir bakıma “gözlük takmak, hayatın farkında olmanın sembolü” de sayılabilir. Bir şey daha var, “Göz bozukluğu gözlükle düzelir mi?” sorusu, tam olarak benlik bir soru.
Yani gözlükle düzelir mi, gerçekten? Gözlüklerin bizim gözlerimizi iyileştirdiğini mi sanıyoruz, yoksa biz sadece bir çözüm arayışında mıyız? Gelin, bu soruya bir bakalım, biraz komik sahnelerle gözlükli dünyaya dalalım!
—
Gözlük Mü, Lens Mi? (Benim İçimdeki Savaş)
Bir gün sabah işe gitmek için uyanıyorum, gözlüğümü bulamıyorum. Bu, gözlüklü insanların korkulu rüyasıdır. Sabaha karşı uykulu bir şekilde, kaybolmuş gözlüğü bulmaya çalışırken, bir de lens takmayı düşündüm ama… Allah’ım! Lensle uğraşmak, bir çamaşır makinesinin içinde kaybolmuş çorap aramaktan daha zor. Gözlüğü takmak daha güvenli ve kullanışlı. Ama lens, “Hadi ama ben genç insanım, gözlükle yaşamak yok!” dediğimde hep bir çözüm gibi gözüküyor.
Fakat şöyle de bir şey var, gözlük takmak bazen insanın öz güvenini yerle bir edebilir. Yani gerçekten çok zor bir durum, gözlükle buluştuğunuzda “Aa, bu lens ne kadar zor ya!” diye yakınırken, bir anda gözlükte bir yazı okuma fobisiyle baş başa kalıyorsunuz.
—
“Göz Bozukluğu Gözlükle Düzelir Mi?” Sorusu Yalnızca Fiziksel Bir Soru Değil
İçsel bir mücadele var, aslında. Bazen gözlükleri takıp, “İyileştim mi?” diye düşünüyorum. Yani gözlükler gözleri “gerçekten” düzeltir mi? “Hayır” demek kolay, ama aslında gözlükler sadece görmemize yardımcı olur, değil mi? Ama zihnimiz de bu sorunun cevabını arıyor. Bazen gözlük takmanın daha fazla “bakış” getirdiğini sanıyoruz. Mesela, hiç gözlükle yürürken “Aaaa, tam karşımda bir adam varmış!” diye şaşıran oldunuz mu? Olduysanız yalnız değilsiniz. Kısa süreli görme gücünü artırmak, zihni değiştiriyor. Yani bazen gözlük takmak, aslında hayatta fark yaratmak gibi hissediyorum. Bunu anlayamayanlar da olabilir, gözlük sadece bir aksesuar değil, bazen bir kimlik taşıyıcısı.
—
“Ey Gözlük, Neredesin?”
Her şey bir sabah başladı. Kahvaltı yaparken gözlüğümü bulamamıştım. Hadi şunu kabul edelim, gözlüklerin ortada kaybolması, insanın ciddi bir kafa karışıklığına yol açar. “Nerede bu gözlük?” diye bir panik yaşadım, ama en çok kendimi korkuturken buldum. Çünkü her sabah gözlüğümü bulamadığımda sanki tüm dünyam kararmış gibi hissediyorum. İnsanlar da başlar: “Ya bu gözlük, seninle mi?” Ama bakın, gözlükle o kadar ilgili değilim. Beni yalnızca görmekle ilgileniyorum, ama işte gözlük bir nevi “ortam” oluyor.
İç ses: “Yine gözlükçü mü arayacaksın?”
Evet, gözlükçüye gitmek de büyük bir adım. Yani gözlükçüde bir şeyler yapmaya başlıyorsanız, o zaman işler gerçekten ciddileşmiş demektir. İnsanlar bazen gözlük takmanın “yüzde 100 çözüm” olmadığını unutur. Gözlük, basitçe görme problemini yönetir, düzelten bir şey değil. Ama işte bazen gözlükler, “Yok be, ben iyi hissediyorum!” dedirtiyor insana.
—
Gözlük Göz Bozukluğunu Nasıl Etkiler?
Evet, gözlük göz bozukluğunun tedavisini yapmaz. Gözlük sadece gözlerimizin eksikliklerini düzelten bir çözüm. Bu, aslında gözlüklerin iyileştirici bir özelliği olmadığı gerçeğiyle yüzleşmek zor bir şey. Bir doktora gitmek, gözünüzdeki bir sorunu doğru şekilde belirlemek ve uygun tedavi yöntemini almak en doğru çözüm olur. Ama gözlükleri taktığınızda gözünüzdeki “görme eksikliklerini” düzeltebilir. Bazen gözlüklerin sizi özgürleştirdiği duygusunu da hissediyorsunuz ama ne yazık ki gözlük bir iyileştirme aracı değil, bir rahatlatıcı yardımcıdır.
—
Hadi Biraz Eğlenelim: Gözlükle Gündelik Yaşam
Bir de gözlükle gündelik yaşamın ilginç ve bazen komik anları vardır. Örneğin bir arkadaşınızla sohbet ederken, gözlüğünüz bu kadar göz önünde olduğunda bazen ciddiyetinizi kaybedebiliyorsunuz. Gözlük takmak bazen sanki bir karaktere bürünmeyi sağlıyor. Bu da sağladığı avantajları göz ardı etmiyor tabii. Çevremde, birine gözlükle bakmak, “Hadi be, sen de!” demek kadar etkili. Gözlükler başka bir karakter sunar, ama mesela geçen gün birden yere düştüğümde, ve herkes bana gülümsediğinde… O an sadece gözlüklerin bana nasıl “şefkatli” gözlerle baktığını fark ettim.
Kendime içimden dedim: “Gözlükle ‘kötü’ olamam!”
—
Sonuç: Gözlükle Düzelir Mi?
Yani gözlükler, göz bozukluğunu geçirmez ama rahatlatır, düzeltir, hayatı kolaylaştırır. Şu soruya dönüp baktığımızda, evet, gözlükler aslında bize zaman kazandıran ve bir ölçüde rahatlık sağlayan bir araçtır. Ama gerçek çözüm, gözlükten çok bir göz sağlığı tedavisidir. Gözlük sadece bu tedavinin yan etkilerinden biridir.
Siz de gözlük takıyorsanız, büyük ihtimalle bir daha gözlüğü bulamama anınız olmuştur. Bir gözlük alışverişi, gözlüğü kaybetme korkusu, lens takma kararsızlığı, bunlar hepsi gözlük takmanın yan etkileridir. Ama unutmayın, gözlük sadece bir araçtır, gözlük takmak bir çözüm, ama göz sağlığınız bir öncelik olmalıdır.
—
Evet, gözlükler göz bozukluğumuzu düzeltemez ama hayatta gözlükle her şey biraz daha komik ve eğlenceli olur. Şimdi ben gözlüklerimi bulayım da…